evden eve nakliyat, araç kiralama

BECAN ”UZUNKÖPRÜ ÇOK GÜZEL OLACAK”

BECAN ”UZUNKÖPRÜ ÇOK GÜZEL OLACAK”

ERGENE DERİN DEŞARJ PROJESİ 2020’DE HAYATA GEÇİYOR

ERGENE DERİN DEŞARJ PROJESİ 2020’DE HAYATA GEÇİYOR

ORYANTİRİNG TÜRKİYE ŞAMPİYONU  UZUNKÖPRÜ’YE TRANSFER OLDU..

ORYANTİRİNG TÜRKİYE ŞAMPİYONU UZUNKÖPRÜ’YE TRANSFER OLDU..

Erdoğan ‘ın 3.Etap Köy Ziyareti

Erdoğan ‘ın 3.Etap Köy Ziyareti

ZAHİT ÇAKIR 3000 YILLIK  FOSİLLERİ MÜZEYE BAĞIŞLIYOR

ZAHİT ÇAKIR 3000 YILLIK FOSİLLERİ MÜZEYE BAĞIŞLIYOR

UĞURLAR OLSUN OZAN ARİF
  • AhmetAcaroglu
    • Ahmet Acaroglu
    • yeniadalet@yahoo.com
    • 21 Şubat 2019 - 10:39:31

Tarihi çınarlar birer birer göçüyorlar dünyamızdan.
Yeri kolay dolmuyor gidenlerin. Bunca çile, bunca sürgün,bunca mücadeleden sonra erken diyebileceğimiz bir yaşta Ozan Arif de yetim bıraktı bizi.
O bizim nesil için heyecan fırtınasıydı. Sazı da sözü de Zülfikar gibiydi. Hiçbir ceberrutun, hiçbir ekabirin, hiçbir zalimin önünde eğilmedi.
Gözünü budaktan esirgemedi, sözünü söylerken sakınmadı
hiç kimseden.
Hem ozandı, hem arifti. Gönlü berrak, davasına sadıktı.
Ülkücüler vefa duygusunu sadece sözlükteki bir kavram olarak algılamazlar. Bir ülkücü için vefa;zaman ötesi bir bağlılık,dosta elest bezminde verilen ahittir.Şahsiyetin temel taşı,gönül atlasımızın sağlam dikişlerinin çürümez ibrişimidir.
Ozan’ın cenazesinde Balgat mukimlerinin yasaklamasına rağmen on binler vefanın en güzel örneklerini sergilediler. Çarşamba Ülkü Ocağı Başkanı; ben yasağınıza uyamam, böyle bir ülküdaşıma vefasızlık yapamam diyerek istifa edip cenazeye katılma erdemini gösterdi. Helal olsun İsmail Türüt’e. Uğur Işılak bile oradaydı. Yahu CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçtaroğlu’nun çelengi de mi yüzünüzü kızartmadı be. Yazıklar olsun size.
Demek ki Arif ‘in Balgat hicivleri boşuna değilmiş.
O bazen Kürşat gibi yumruklarıyla Çin seddinin taş duvarlarını döven bir kahramandı, bazen kahpe Eylüllerin Mamak zindanlarında mazlumların asil çığlığı oldu. O;yedi düvelin karşısında baş eğmeyen, diz çökmeyen M.Kemal’di.
Dosta karşı Yunus, düşmana karşı Yavuz’du. O bir dava adamıydı. Davasını bir pula satanlarla,dün sövdüklerine bugün methiyeler düzenlerle,Türk düşmanlarıyla kol kola gezenlerle, hırsızlarla, haramzadelerle yıldızı hiç barışmadı.
Ne diyor Ozan Arif:

Benim davam açık Allah davası
Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.
İlay-ı Kelimetullah davası
Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.

Dedem Saltuk Buğra Han’dan bu yana,
Türk-İslam ülküsü demişim ona,
O yüzden ülkücü denilmiş bana
Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.

Bu dava vatandır, dindir, millettir,
Bu dava devlet-i ebet müddettir,
Bendeki sevdası ilelebettir
Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.

Ülkücü hareketin mazisinde Ozan Arif’in ayrı bir yeri vardır. Daha ortaokul sıralarında başlayan saz merakı sonraki yıllarda ona çağımızın Dede Korkut’u ünvanını kazandırmıştır.
Benim ozanla ilk tanışmam 1975 yılında olmuştu.
O yıl üniversiteyi bitirmiş, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak Biga Lisesi’ne atanmıştım.
Okuldaki tek ülkücü öğretmendim. Bir süre sonra Ülkü Ocağı’nın açılışını gerçekleştirmiş, Pancar Bölge Şefi Ziraat Y.Mühendisi Yılmaz Sevim ile orada seminerler vermeye başlamıştık. Bir iş adamının gayretiyle yayın hayatına katılan Mücadele isimli bir yerel gazetede de takma adlarla makaleler yazarak düşüncemizi yaymaya çalışıyorduk. Bizim için zor yıllardı.
O günlerde Çan ilçesinde faaliyete geçen Ülkücü Öğretmenler Birliği şubesi bir dayanışma gecesi düzenlemiş, sanatçı olarak da Ozan Arif davet edilmişti. Fakat gecenin sunucusu kim olacaktı. Görev bana verildi. Sinema salonunda izdiham vardı. Programın açılışını yapmış, konuşmalardan sonra Ozanı sahneye davet etmiştim. Herkes ayaktaydı.
Sırtında çizgili şile bezi yakasız bir mintan,ayağında bağları bacaklarına dolanan çarıklar ve kahverengi aba pantolon,belinde dolak,omuzunda sazıyla,dudaklarından yanaklarına uzanan kalın bıyıklarıyla ozan görününce salonda bir alkış tufanı kopmuştu. Sahneye kendisi için konulan tahta sandalyeye oturmuş,sazı akort etmeye çalışıyordu. Birden başını kaldırıp,salonda meraklı gözlerle kendisini izleyen kalabalığa dönerek;” Eeey yarenler!” dedi. “ Aklıma bir fıkra geldi. Benim gibi ozanın biri sahneye çıkmış,sazını akort ediyormuş. Ama bu arada repertuarını da unutmuş.Tın tın tın..dın dın dın. Hangi parçayla başlayacağını bir türlü hatırlayamıyormuş.Tın tın tın..dın dın dın. Uzun sürmüş akort. Bakmış olmuyor, çaktırmadan;ey yarenler ben size ne çalayım, diye sormuş .Ön sırada oturanlardan biri atılmış hemen.Vallah gardaş, akort çalma da ne çalarsan çal demiş.” Salon bu sefer kahkadan yıkılıyordu.Sonraki yıllarda başka şehirlerde de kucaklaştık seninle. Başbuğ nerde sen oradaydın. Ülkü Ocakları senin ikinci yuvandı. Meslekdaşımdın aynı zamanda,öğretmendin.12 Eylül’ün zalim paşalarına ,vicdansız yargıçlarına karşı isyanımızı sen dile getirdin korkusuzca. 11 yıllık sürgün hayatının dayanılmaz hüzünlerine rağmen susmadın. Bilakis; “ölmez bu hareket,ölmez bu dava” diye haykırdın hasta yatağında bile. Artık Başbuğun yanındasın. Birlikte Hz.Muhammed’e komşu olursunuz inşallah. Ey koca çınar,uğurlar olsun,ülkü şehitleri yoldaşın olsun. Ruhun şad,mekanın cennet olsun yiğit Ozan.

  • Etiketler
  • Yorumla

ANKET

Sitem nasıl?

Fotoğraf Albümleri
Video Galerileri
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz