evden eve nakliyat, araç kiralama

Biz ne zaman temiz olmayı becereceğiz

Biz ne zaman temiz olmayı becereceğiz

BUĞDAYDA SON 5 YILIN EN KALİTELİ  VE YÜKSEK VERİMİNİ ALIYORUZ

BUĞDAYDA SON 5 YILIN EN KALİTELİ VE YÜKSEK VERİMİNİ ALIYORUZ

DOĞALGAZ PROJEMİZ 2019 AĞUSTOS AYINDA BAŞLIYOR

DOĞALGAZ PROJEMİZ 2019 AĞUSTOS AYINDA BAŞLIYOR

Eskiköy yerine İpsala’ya 2. kapı  yapılacak..

Eskiköy yerine İpsala’ya 2. kapı yapılacak..

Lisanslı Depoculuk  Havsa’da başladı

Lisanslı Depoculuk Havsa’da başladı

Kanser kapımızda
  • Ana Sayfa » Gündem
  • 5 Temmuz 2019 - 10:22:24
Kanser kapımızda

Trakya topraklarında yer altı sularının tehlikede olduğunu söyleyen Trakya Platformu Hukuk Kurulu Üyesi ve Dönem Sözcüsü Bülent Kaçar, “Trakya’nın yeraltı sularının kirlenmesini engelleyemez ve içme sularımızı koruyamazsak kanser hepimizin kapısını çalacak” uyarısında bulundu. Trakya topraklarında verdikleri çevre ve yaşam mücadelesiyle önemli sorunlara işaret eden Trakya Platformu Hukuk Kurulu Üyesi Bülent Kaçar, “Hava kirliliği, toprak kirliliği […]

Trakya topraklarında yer altı sularının tehlikede olduğunu söyleyen Trakya Platformu Hukuk Kurulu Üyesi ve Dönem Sözcüsü Bülent Kaçar, “Trakya’nın yeraltı sularının kirlenmesini engelleyemez ve içme sularımızı koruyamazsak kanser hepimizin kapısını çalacak” uyarısında bulundu.

Trakya topraklarında verdikleri çevre ve yaşam mücadelesiyle önemli sorunlara işaret eden Trakya Platformu Hukuk Kurulu Üyesi Bülent Kaçar, “Hava kirliliği, toprak kirliliği ve su kirliliği ile mücadele etmez ve yetkililerin etkin idari tedbirler almalarını sağlayamazsak hepimiz ciddi hastalıklarla baş başa kalacağız” ifadelerini kullandı.

Önemli uyarı
Yürütülen ve yapılması planlanan projelerin yeniden düşünülmesi gerektiğine dikkat çeken Kaçar, “Saros Körfezi’nin baş belası taş ocaklarının ardı arkası kesilmiyor. Mecidiye ve İbrice Limanı çevresinde yeni kalker ocaklarının açılması ve kapasitelerinin artırılması için ÇED süreçleri devam ettiriliyor. Saros FSRU Liman ve Boru Hattı projesi için iktidarın aceleciliği had safhada, BOTAŞ kamulaştırma süreçlerini hızla devam ettirme peşinde. Sultaniçe ve Enez’in doğası ve denizi, fabrika atık depolama projesinin bilinmez sonuçlarıyla çok yakında karşı karşıya gelecek. Anayasaya ve kıyı kanununa göre; halka ait olan kıyılar ve kumsallar, iktidar tarafından kiralama yoluyla özelleştiriliyor. Tüm bunlar özel çevre koruma bölgesi ilan edilen Saros Körfezi’nde yaşanıyor. Bölgemizde biyoçeşitlilik ve ormanlarımız ciddi tehlike altındadır”dedi.
Suyumuzdan oluyoruz
Kaçar, bölgenin genelinde temiz ve sağlıklı içme suyunun temin edilemediği noktaların olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı: “Atık suların gereği gibi arıtılamaması sahillerimizde ve yerleşim yerlerimizde halen önemli bir sorundur. Bölgemizin kanayan yarası Ergene Nehri, acımasızca kirletilmeye devam ediliyor. Kirletenlerden yargı önünde hesap soruluyor mu? Çevremizi, nehirlerimizi kirletenlere göz yumanlara adli ve idari yaptırımlar uygulanıyor mu? Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kimleri savcılığa şikâyet etmiş? Hangi fabrikalar adli ve idari cezalara maruz kalmış maalesef halen bilemiyoruz. Trakya Bölgesi, ciddi bir hava kirliliği ile karşı karşıyadır. Hava kirliliği, toprak kirliliği ve su kirliliği ile mücadele etmez ve yetkililerin etkin idari tedbirler almalarını sağlayamazsak hepimiz ciddi hastalıklarla baş başa kalacağız. Trakya’nın yeraltı sularının kirlenmesini engelleyemez, içme sularımızı koruyamazsak kanser hepimizin kapısını çalacak.
Kirliliği yaratan sanayi tesislerinin ileri arıtmalarını çalıştırmalarını sağlayamayanların halı altına süpürme girişimleri doğamızı değil kurtarmak yeni ve büyük çevresel sorunlara yol açacağı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Siyasi iktidar, Kırklareli Dokuzhöyük’te ve Hayrabolu’da kömürlü termik santrallerin kurulmasına vize vererek, Danıştay’ın Trakya’da Kömürlü Termik Santral Kurulamaz kararlarına aykırı kararlar almaktadır. Trakya’da yerin üstü yerin altından çok daha değerlidir. Trakyalılara rağmen bölge ve il çevre düzeni planlarında yapılan değişiklikler her şeyin sermaye için olduğunu açıkça gösteriyor. Bölge halkının topyekûn karşı çıktığı, on binlerce imza ile itiraz ettiği projeler umursanmadan halkın katılımı ilkesi görmezden gelinerek bir bir hayata geçirilmeye çalışılıyor. Yapmamız gereken tek şey var. Ekolojik kırıma ve yıkımlara, bilinç ve kararlılıkla karşı durmak. Bilim ve hukukun rehberliğinde toplumsal bir karşı duruşu hep birlikte oluşturmak. Yaşamımızı savunmak zorundayız. Başka çaremiz yok”

  • Etiketler
  • Yorumla

ANKET

Sitem nasıl?

Fotoğraf Albümleri
Video Galerileri
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz