evden eve nakliyat, araç kiralama

DOĞALGAZ’A 26 KM.

DOĞALGAZ’A 26 KM.

BÖLGE TARIMINA REFORM ŞART

BÖLGE TARIMINA REFORM ŞART

BELEDİYE BAŞKANI ÖZLEM BECAN YAVAŞ YAVAŞ ISINMAYA BAŞLADI

BELEDİYE BAŞKANI ÖZLEM BECAN YAVAŞ YAVAŞ ISINMAYA BAŞLADI

İLK VURUŞ BAŞKAN’DAN

İLK VURUŞ BAŞKAN’DAN

Vali Canalp’e ziyaret

Vali Canalp’e ziyaret

GENÇLİK NEREYE ?
  • AhmetAcaroglu
    • Ahmet Acaroglu
    • yeniadalet@yahoo.com
    • 30 Kasım 2017 - 12:11:57

Yalınayaklarınla koştun mu tarla tarla…
Duydun mu çıplak toprağın,çıplak insanın yasını?
Ağlayan kadınlarla,ihtiyarlarla…
Yaşadın mı bir yağmur duasını?

Bozbulanık ırmaklarda çimdin mi?
Kulak verdin mi yürekten kavala , saza ?
Bir ipek seccade üstünde gibi,huzurla…
Durdun mu toprakta namaza?
……………
Canım sıkıldığında bir şiir kitabı ararım. Evdeysem eğer, kitaplığımda bir şiir kitabına uzanır ellerim. Şiirin dizelerinde gizemli dünyalara açılan pencerelerden başka alemleri seyreder, imgelerin tılsımını çözmeye çalışırken evreni yeniden keşfeder, unuturum bir an derdi tasayı. Nurullah Ataç da hasta yatağında sürekli şiir okuyarak ıstırabını hafiflettiğini söylemiyor muydu?
Yavuz Bülent Bakiler’in HARMAN isimli kitabı elimde. Yukarıdaki dizeler “Anadolu Gerçeği” isimli şiire ait. Siz bulun o şiiri, tamamını okuyun. Severim onun şiirlerini,beğenirim üslubunu. Rahmetli hocam Prof. Dr. Mehmet Kaplan; “Onun şiiri, zengin muhtevası olan bir yaşantı şiiridir. Ondan dile gelen bize has acı, sade, samimi gerçeklerdir. Onu okurken, biz Anadolu’yu yeniden içimizde hissediyor, ona acıyor ve üzülüyoruz.” der Yavuz Bülent için.
Bu sefer inadına, okudukça çoğaldı efkarım. Güncel ile geçmiş arasında anlamlı bir bağ kuramamanın çaresizliğine esir oldum. Dünya dönüyor durmadan. Hücrelerimiz yenileniyor biteviye. Doğan her canlı ölüyor mutlaka.
Diri olan,ölmeyen Mutlak Varlık olan Allah.
Yani değişim,dönüşüm,diyalektik bir yaşam gerçeği.
Tam da bu noktada olaya sosyal bir nitelik kazandırdığımızda, bu değişim ve dönüşümün hangi toplumsal dinamiklerle olması gerektiği sorusu ile karşılaşmamız kaçınılmaz oluyor. Çünkü biz içinde yaşadığımız cemiyetten azade değiliz. O nedenle biz ayrı bir milletiz,ayrı bir dilimiz, bize ait bir bayrağımız var. O nedenle ortak duygulara sahibiz.
İsterseniz yazının başına dönüp mısraları bir kez daha birlikte mırıldanalım. Nasıl, ilk okuduğunuzdan çok farklı çağrışımlarla karşılaşmadınız mı? Benim kısacık yorumum bile değiştirdi bakışınızı değil mi? Ne demek istediğimi anladığınızı umuyorum. Fransız düşünürü Alain;” aslanın vücudu yediği hayvanlardan mürekkeptir”derken aslında aynı şeyi söylüyor. Milletleri bir diğerinden farklı kılan işte bu kültür özellikleridir. M.Kemal Atatürk o nedenle ;”Cumhuriyetin temeli milli kültürdür.”diyor.
İletişimde teknolojik mucizeler yaratan küresel güçlerin dijital kültür radyasyonuna maruz bıraktığımız çocuklarımız milli kimliklerini nasıl yaşatacaklar? Herkesin elinde akıllı telefonlar, tabletler. Evde herkesin önünde ayrı bilgisayar. Her odada çok kanallı televizyonlar. Sohbet, muhabbet hak getire. Ne anne, baba dinliyor çocuklar, ne öğretmen, ne doktor. Çağın en tehlikeli hastalığı oldu artık dijital bağımlılık. A.Hamdi Tanpınar; “Değişerek devam etmek,devam ederek değişmek”diye yazmış formülü ama bunu da beceremedik maalesef. Yüz yıl önce ruhumuzu çalan batılı şeytanlar bugün bedenimizi de çürütmeye başladılar. Korkuyorum o yüzden.

  • Etiketler
  • Yorumla

ANKET

Sitem nasıl?

Fotoğraf Albümleri
Video Galerileri
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz