evden eve nakliyat, araç kiralama

DOĞALGAZ’A 26 KM.

DOĞALGAZ’A 26 KM.

BÖLGE TARIMINA REFORM ŞART

BÖLGE TARIMINA REFORM ŞART

BELEDİYE BAŞKANI ÖZLEM BECAN YAVAŞ YAVAŞ ISINMAYA BAŞLADI

BELEDİYE BAŞKANI ÖZLEM BECAN YAVAŞ YAVAŞ ISINMAYA BAŞLADI

İLK VURUŞ BAŞKAN’DAN

İLK VURUŞ BAŞKAN’DAN

Vali Canalp’e ziyaret

Vali Canalp’e ziyaret

ANLAYAMIYORUM
  • AhmetAcaroglu
    • Ahmet Acaroglu
    • yeniadalet@yahoo.com
    • 26 Ekim 2017 - 12:37:53

Kitle iletişim araçlarının sayesinde her gün, içeride veya dışarıda yaşanan bir çok olaydan haberi oluyor herkesin. Artık dünya doğduğunuz köy, mahalle veya kentten ibaret değil.
Sabah namazı ile başlayıp, bir çift öküzün ardında veya tarla ile ev arasında devam eden bir düzlem değil artık ömür.
Çok kanallı televizyon veya modellerine yetişmenin imkansız olduğu mobil cihazlarımız sayesinde her şeylerden haberimiz oluyor. Duyuyoruz, görüyoruz, düşünüyoruz.
Bazen duyduklarımıza inanamıyor, bazen gördüklerimiz bizi hayretlere düşürüyor, anlamakta zorlanıyoruz. Hemen bir çırpıda aklıma gelenlerden örnekler verebilirim.
Mesela; günümüzde bir çok köyde iki tane cami mevcut. İhtiyaç varsa köye de, mahallemize de olsun. Ama mevcut camilere cemaat bulamazken cemaate Muhammedi davranış ve ahlakı, büyük cihat kabul ettiğimiz nefis ile mücadele aşk ve cehdini aşılayamazken, köylerde bile çifte şerefeli minareler, şatafatlı camiler yaparak gerçekten hayır işlediğimizi mi düşünüyoruz?
Okullar, laboratuvarlar, donanımlı kadrolarıyla üniversiteler, yetkin personeliyle her türlü sağlık hizmetine yetebilen hastaneler, işsizlere ekmek kapısı olacak fabrikalar hayır işi kabul edilmiyor mu? Anlamakta zorlanıyorum.
Demokrasi denilince duyduğum ikinci kelime hep sandık olmuştur. Sandık yani milletin oyu. Milletin getirdiğini yine millet götürürdü.
Öyle öğretmişlerdi bize..İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken ; “beni halk seçti,ancak sandıkta halk görevden alabilir” diyordu.
Ama aynı R.T.Erdoğan şimdi ;” ben seçtirdim, ben istifa ettiririm, istifa etmezlerse bedeli ağır olur.” diyorsa, halkın oyu ile seçilmiş Başbakanlar, Belediye Başkanları da haklarında bir soruşturma bile açılmamışken hemen istifalarını yazıyorlarsa, o zaman seçimler niye yapılıyor, eğer bu başkanların suçu varsa neden yargılanmıyor, bu ne menem bir demokrasi anlayamıyorum.
Memur maaşlarına yapılacak zam miktarının belirlenmesi için Çalışma Bakanı ile toplu pazarlık masasına oturan yetkili sendika Memur-Sen üyelerinin hükümetin çok komik zam teklifine, üstelik de kendi tekliflerinin bile üçte birine nasıl evet dediklerini ve bunu nasıl içlerine sindirdiklerini ve dahi bu sendikaya üye olan memurların bunu nasıl alkışlayabildiklerini anlayamıyorum.
Milli Eğitim Bakanı ; “Okullarda kitaplar ücretsiz”, Sağlık Bakanı;” Hastanelerde sağlık hizmeti ücretsiz” diye böbürleniyor. Öğretmenlerin istediği ek ders kitaplarının kaç lira tuttuğunu, hastanelere ve eczanelere ödenen katılım paylarının ne kadar olduğunu bir de velilere ve hastalara sorun bakalım. Eğitim ve sağlıkta bu nasıl bir devrim oluyor gerçekten anlayamıyorum.
ABD, PYD veya YPG’ye yardım yapıyor diye ağzımıza geleni söylüyoruz, söyleyelim. Bunlar samimiyetsiz, cibilliyetsiz, yalancı. Hatta, kahrolsun mu Amerika.? Tez zamanda hem de. İyi de bunlar Suriye’de DAEŞ’le mücadele yapacaklar diye bizim topraklarımızdan, hem de bazı vatandaşların alkışlarıyla o paçavraları sallayarak geçmediler mi? Yahu şimdi sayıp sövdüğümüz çapulcu Barzani AKP kongresinde ayakta alkışlanmadı mı? Bir büyük devletin dış politikada bu kadar derin ve stratejik hatalara düşmesini anlayamıyorum.
Sayın Cumhurbaşkanı,Türkçülükle kürtçülüğü bir tutuyor, bütün milliyetçilikleri ayağının altına alıyor. Milletimizi sevmenin, onun yücelmesi için çalışmanın adı değil midir milliyetçilik? Benim milletimi sevmem suç mu? Cumhurbaşkanımız niye ikide bir milliyetçiliği karalar ki? Türkçülük ve Türk milliyetçilerinin yedi düvele baş kaldırıp, emperyalizmin boynumuza geçirmeye çalıştığı kölelik zincirlerini paramparça yaparak bize bağımsız bir vatan kazandırdıklarını bile bile, üstelik bugün en büyük destekçileri Milliyetçi Hareket’çiler, ülkücüler olduğu halde böyle beyanatlar neden verilir inanın anlayamıyorum. Hele hele milliyetçiliği ve ülkücülüğü tekelinde gören muhteremler nasıl buna kükreyerek cevap vermezler hiç mi hiç anlayamıyorum.
Yahu bu devletin adı TÜRK değil mi,bu milletin adı TÜRK değil mi, bu milletin dili TÜRKÇE değil mi, bu milletin göz bebeği ordumuzun adı TÜRK Silahlı Kuvvetleri değil mi, devletin yayını olan ansiklopedinin adı TÜRK-İslam Ansiklopedisi değil mi, TÜRK-İslam Eserleri Müzesi bizim değil mi, TÜRK Destanları bizim milletimizin değil midir?
Yahu Mete kim, BilgeKağan, Oğuz Kağan, Alp Er Tunga kim, Tuğrul kim, Çağrı kim? Alpaslan, Ertuğrul, Orhan, Osman, Yavuz, Fatih, Kanuni, Timur kim? Aliya İzzetbegoviç, Rauf Denktaş, Ebulfez Elçibey, M.E.Resulzade, İ.Yusuf Alptekin, Sadık Ahmet, Cevher Dudayev kim? Kuvayı Milliyenin sarışın kurdu, büyük önder Gazi M.K.ATATÜRK kim?
Bu kahramanlar hangi millettense ben de o millettenim. Onları sevmek suçsa ölene kadar o suçu işlemeye devam edeceğim. Son nefesime kadar yaşadıkça Türkçüyüm, Milliyetçiyim, Atatürk’çüyüm. Bunu bir türlü anlamak istemeyenleri de anlayamıyorum.
Modern dünyanın bu kadar çelişkilerinden sonra, öküzün boynuzlarının üzerindeki dünya acaba daha mı organikti, herkes daha mı samimiydi diye düşünüyor insan.
Franz Kafka’nın ricası ile bitiriyorum ; “Yardım et bana. Söyleyebildiklerimden fazlasını anla.”
NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE.

  • Etiketler
  • Yorumla

ANKET

Sitem nasıl?

Fotoğraf Albümleri
Video Galerileri
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz